Bana değer
vermediğinizi, değerin sizin için daha çok matematiksel bir karşılığı olduğunu
biliyorum. Ama benim için mesele bu değil. Ben kitaplarla konuşmayı çok
seviyorum. Okuduğum kitaplar üzerine düşünmeyi, yazarlarını araştırmayı, neden
yazmış olabileceklerini anlamaya çalışmayı, karakterlerin dünyasına girmeyi
seviyorum. Bir kitabı yalnızca okuyup bitirmek değil; onunla uzun uzun
düşünmek, bende bıraktığı izlerin peşinden gitmek hoşuma gidiyor.
Yazdıklarım hiç
beğenilmese de, hiç değer görmese de bunun benim için bir önemi yok. Zaten
yazdıklarımın okunduğunu biliyorum ve birilerinin onları okuduğunu bilmek bile
güzel. Ama asıl mesele bu da değil. Ben okumayı, yazmayı ve düşünmeyi
seviyorum. Bunları bir karşılık almak, beğenilmek ya da değer görmek için
yapmıyorum.
Bu yüzden okumaya, yazmaya ve çokça düşünmeye devam etmek istiyorum. Çünkü burası benim sığınağım. Kitaplarla kurduğum ilişki, düşünmek ve düşündüklerimi yazıya dökmek benim yaşamla kurduğum bağın bir parçası. Belki de yaşam felsefem tam olarak bu: okumak, düşünmek, anlamaya çalışmak ve bütün bunları kelimelerle yeniden kurmak.