Gece inerken şehrin üzerine,
Ben onu izliyordum yüksek penceremden.
Bir soru takılmıştı zihnime:
Tanrı hakkında düşünmeye devam edebilir miydim,
Yoksa onu da çoktan birileri mi sahiplenmişti?
Evet, belki de öyleydi.
Belki de değil.
Dedikleri gibiydi belki;
Yalnız onlar düşünmeliydi.
Yıldızlar cevap vermedi.
Rüzgâr da susuyordu.
Utanıyorlar mıydı,
Yoksa insanlardan korkuyorlar mıydı?
Düşünüyorlardı belli ki.
Ama hiçbir yıldızın önüne çıkıp,
"Düşünme, o bizim Tanrımızdır"
Diyen olmamıştı.
Yalnız gökyüzü,
Sözcüklerimi dinler gibiydi;
Herkese açıktı,
Kimseye ait olmadan.
Belki de hakikat böyleydi;
Ne karanlığa sığıyordu,
Ne aydınlığa,
Ne de isimlere.