9 Haziran 2026 Salı

Düşünme

Gece inerken şehrin üzerine,
Ben onu izliyordum yüksek penceremden.
Bir soru takılmıştı zihnime:

Tanrı hakkında düşünmeye devam edebilir miydim,
Yoksa onu da çoktan birileri mi sahiplenmişti?

Evet, belki de öyleydi.
Belki de değil.
Dedikleri gibiydi belki;
Yalnız onlar düşünmeliydi.

Yıldızlar cevap vermedi.
Rüzgâr da susuyordu.

Utanıyorlar mıydı,
Yoksa insanlardan korkuyorlar mıydı?

Düşünüyorlardı belli ki.

Ama hiçbir yıldızın önüne çıkıp,
"Düşünme, o bizim Tanrımızdır"
Diyen olmamıştı.

Yalnız gökyüzü,
Sözcüklerimi dinler gibiydi;
Herkese açıktı,
Kimseye ait olmadan.

Belki de hakikat böyleydi;

Ne karanlığa sığıyordu,
Ne aydınlığa,
Ne de isimlere.

Son Işık

Akşamın solgun karanlığından başka miras bırakmayan bir nal sesinin, ufukta dağılan ince tozu; ve çoktan denize karışmış bir yelkenin ar...